KIZILDENİZDE DERİN MAVİLİĞE VE SONSUZLUĞA DAVET

Yılbaşı yaklaşmıştı, ne yapacağımı düşünüyordum, sevgili Tahsin Ceylan Hocamı aradım. "Bu yılbaşı ve bayram tatili ne yapıyorsunuz?" Bana dedi ki; Deniz Feneri spor etkinliklerinin düzenlediği bir Mısır-Kızıldeniz turu var. Bir haftalığına ama yer kalıp kalmadığını bilmiyorum. İstersen bir sorayım dedi.
Ben de ne demek hocam sizinle Kızıldeniz turunu kaçırır mıyım, Sizin gibi değerli bir sualtı eğitmeni ve fotoğrafçımız ile dalış yapıp fotoğraf çekmek benim için gurur verici.
Tahsin Hocam Ankara’dan, Ben İstanbul’dan bir 29 Aralık 2006 sabahı Atatürk havalimanında buluştuk.
Mısır’a hareket saatimiz 10.30’du ama bir saat gecikme ile 11.30’da hareket ettik.
Mısır-Sharm el Sheikh havalimanına yaklaşık 2,5 saat sürdü yolculuğumuz.
Amacımız farklı olduğu için uçak rötar yapmış, yapmamış hiç önemli değildi. Sharm el Sheikh havalimanına varınca deniz kokusunu ve sıcaklığı hissedince bir anda yolculuk yorgunluğunu üzerimizden attık. Bizi o anda güler yüzlü Mısırlı Rehberimiz sevgili Suzuki Eldesoukiy alanda karşıladı ve doğrudan limana gittik. Rehberimiz bizleri King Seastars adlı teknemize yerleştirdi. Teknede dalışta ve teknenin içinde kullanılacak kamaralar, banyolar ve yemek yapımı ile ilgili bilgiler verdi. Daha sonra bize bir iki saat alışveriş için izin verdi. Alışveriş sonrası teknemize döndük ve uyuduk.
Sabahın erken saatlerinde teknemiz hareket etti ve limandan ayrıldık, turumuz o anda başladı. Bir hafta denizde kaldık. Her gün 3 dalış gündüz ve 1 dalış da gece olmak üzere günde toplam 4 dalış yapıyorduk.
Aslında limitsiz dalış yapma hakkımızda vardı, isteyen istediği kadar dalabilirdi.
Rehberimiz her dalış noktası için bizlere farklı brifing verirdi. Özellikle akıntı ve batık olan yerleri çok daha dikkatli anlatmakta idi.
Sevgili Rehberimiz Suzuki ile bazen dalış aralarında nargile keyfi yapardık. Bazen de fotoğraf makinelerinin housingleri temizlemekle uğraşırdık, böylece hazırlanırdık dalışa.

Şimdi sizlere birazda batıklardan, dalış noktalarından ve fotoğraflardan söz etmek istiyorum.
Dalış yaptığımız noktalar birinci gün Jakkson Reefdi.  Sabahın erken saatinde dalışa başladık, yaklaşık bir saat sürdü dalış.
Dalıştan sonra kahvaltı yapıyorduk Teknemizde tabi ki bazı arkadaşlar hazırlıklı gelmişlerdi.  Türkiye’den beyaz yağlı peynir, sofra zeytini ve kaşar peyniri getirtmiştiler. Diğer seçenek ise Mısır usulü kahvaltı idi. Ardından hemen ikinci dalışa hazırlanmakta idik.
Şimdi sizlere birazda sualtındaki büyüleyici derin dünyadan ve maviden fotoğraflar ile söz etmek istiyorum:

— Tiran Thistlegorm batığı:
İngiliz’lere ait savaş gemisi olup ikinci Dünya savaşı sırasında, 1941 yılında Almanlar tarafından batırılmıştır.
Gemi İngiltere’de yapılmış olup boyu 140 metre, genişliği 30 metredir, en derin kısmı pervanenin olduğu yer olup 33 metredir.
Batığı gösteren fotoğraflara ne olur dikkatle bakınız.
Evet, gerçekten bizim grup çok şanslı idi, çünkü bu aralık ve ocak aylarında o muhteşem Yunusları görmek onlarla dalmak ve yüzmek
ayrıca mutluluk verici idi.
Sabahın erken saatlerinde biz dalışa hazırlanırken, teknemiz dalış noktasına doğru gidiyordu. O ara kaptanımız yavaşlamaya başladı.
Bir baktık ki yanımızda büyük bir yunus sürüsü bizi izlemekte idi.  Bu sırada Tahsin Hocam bana sordu ne alayım kamera mı yoksa fotoğraf makinesi mi? Belki Yunuslar yanımıza gelirler.  Bende hocama dedim ki siz kamera alın bende zaten fotoğraf makinesi var. Zodyak hemen bizi Reef üstüne götürüp attı ve ilk giden grup bizdik. Bir baktık ki yunuslar geldiler, bizi kokladılar kendi ailelerinden saydılar.
Bunun ardından dalışımıza, yüzmemize, fotoğraf çekmeye poz vermeye başladık.
Yılbaşını grup arkadaşlarımızla Kızıldeniz’de dalış yaparak teknede kutladık. Yanımızdaki Mısır’lı arkadaşların bize hazırladıkları Yılbaşı yemekleri ve pasta ile yeni Yıla girdik. Tabi ki nargile eksik değildi.
Artık dalışın son gününe gelmiştik.
Dalışlarımızın bitmesini istemiyorduk, son gün bazen dalışımız 90 dakika sürüyordu.
Çünkü bir daha bir sene sonra ancak gelebilirdik  Kızıldeniz’e.
O yüzden son gün denizin altından çıkmıyordum.
Altı gün denizde tur yaptıktan sonra son gün limana geldik.
Karaya ayak basınca özlediğimizi anladık ve hemen çarşıya gittik. Aynı günün akşamında da Mısır’dan ayrıldık.

Sevgili Okurlar, daha önce Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde ve bu gezide çektiğim fotoğrafların yer aldığı Derin Mavi adlı fotoğraf sergim Vakıfbank Bölge Müdürlüğü Levent Fuayesinde 19 Mart 2007- 30 Mart 2007 tarihleri arasında sergilenecektir.
Sizler ile bu sergide buluşabilirsem de çok mutlu olacağım ve emeklerimin boşa gitmediğini anlayacağım.